Webmaster Forumda!

Geri Git   Webmaster Forumda! > Forumda.Org - Genel, Güncel ve Yaşama Dair > Üyelerin Kaleminden > Serdar Yıldırım


Erdemli Olmak - Serdar Yıldırım


Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 29 Haziran 2026, 13:18   #1
Çevrimdışı
 
Serdar102 Kullanıcısının Avatarı
 
Varsayılan Erdemli Olmak - Serdar Yıldırım

Erdemli Olmak - Serdar Yıldırım

ERDEMLİ OLMAK
Sevgi insanın kalbinde doğuştan yer etmiştir. Anne sevgisi bunun gelişmesine neden olur. Babamızı severiz, kardeşimizi severiz, arkadaşımızı severiz, okula gider öğretmenimizi severiz, düşüncelerimiz büyüdükçe vatanımızı severiz. Düşüncelerimiz daha da büyüdükçe üstünde yaşadığımız dünyayı severiz ve o dünyada yaşayan insanları severiz. İnsan sevgisi çok önemli bir duygudur ve insanı hayata bağlar. Sevelim, sevilelim, bırakalım kalbimiz sevgiyle dolsun.

Dünyadaki canlıların en değerlisi insansa, insanların en değerlisi erdemli olandır. Erdemli olmanın ilk koşulu sevgiyse, ikincisi saygıdır. İnsan önce kendine saygı duymalıdır. Fikirleriyle barışık olmalıdır. Doğruluktan şaşmamalıdır. Durup dururken fikir değiştiren, bugün beyaz dediğine yarın siyah diyeni kimse alkışlamaz. Böyleleri aynaya yüzü kızarmadan bakamaz. İnsan kendine olan saygısını başkalarına saygı duyarak pekiştirir. Başkasının arkasından konuşmamalı, kimsenin kalbini kırmamalı, kötü söz söylememelidir.

Spor yapmak günlük hayatın sıkıntısını en aza indirgemek için biçilmiş kaftandır. Hareketli olmak, yürümek, jimnastik yapmak, koşmak…vücudumuzun hücrelerine birikmiş olan kiri temizler. Kirden arınan insan daha canlı ve atak olur. Bu da insanın genç ve dinç kalmasını sağlar. Her gün jimnastik yaparsak ve bunu alışkanlık haline getirirsek geçen zamanın bizi yaşlandırmak için zorlanacağını fark ederiz.

İnsan beyni çok önemli bir rol üstlenir. Hayat sahnesinde başrolde mi oynayacağın yoksa figüran mı kalacağın orada şekillenir. Beyin bazı şeyleri fark etmeye başladığında kendiliğinden harekete geçer. Örneğin, kafatası içinde durduğu insanın başrolde oynamasını istemektedir. Bunun için gerekli olan şey bilgidir. En iyi ve en doğru bilgi kitaptadır. Bu, insanda okuma isteği yaratır. İnsanın okuması beynin gerekli bilgilerle dolmasını sağlayacaktır. Dolum seviyesi yeterli düzeye ulaştığında, barajın elektrik üretmesi gibi, insan beyni fikir üretmeye başlayacaktır.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım

Bu Hikayenin Bulunduğu Kitaplar:
3. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası - Adım Adım Işıklı Yayıncılık - 2018 Sayfa: 45
6. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası - Not Yayınları - Sayfa: 70
6. Sınıf Türkçe - 3. Fasikül - BİLFEN yayınları - Sayfa: 36
Karacabey Haber Gazetesi - Yayın Yılı: 23-6-2018
Trakya Ekspres Gazetesi - Yayın Yılı: 9-8-2018
Trakya Gazetesi - Tekirdağ - Yayın Yılı: 12-10-2019

Yayınevleri internetten alıyorlar. İşin parasal yönü yoktur. Benim amacım okuyucuya güzel eserler sunmaktır.
 
Eski 29 Haziran 2026, 13:19   #2
Çevrimdışı
 
Serdar102 Kullanıcısının Avatarı
 
Varsayılan Yanıt: Erdemli Olmak - Serdar Yıldırım

Selamlar.
Çocukken büyüklerimiz bize masal anlatırdı. Bu masalları ilgiyle dinlerdim. Özellikle Keloğlan. Kavga etmiyor, vuruşmuyor ama her zaman galip geliyor. Demek ki hayatta vuruşmadan da galip geliniyormuş diye düşünüyordum. Askerden geldikten sonra bir lokantada iki ay garsonluk yaptım. Sonra bir yıldan fazla bir süre iş aradım. Sonunda kırtasiye dükkanı açtım. Kendi dükkanımda sattığım masal kitaplarını okudum. Ne güzel masallar yazıyorlar acaba ben de böyle güzel masallar yazabilir miyim, diye düşünmeye başladım. Eğer kırtasiye dükkanı açmasaydım mümkün değil masal ve hikaye yazamazdım. 14 yaşından beri şiir yazıyordum da masal, hikaye yazmak ayrı bir olay. Konu oluşturuyorsun elinde kalem, önünde kağıt bir - iki saat geçiyor, yazı yok. Böylece aradan altı yıl geçti. Bir aralık iki tane yarım sayfalık hikaye yazdım. Sonrasında peş peşe pek çok hikaye ve masal yazdım. Hayatta hedefi 12'den vurmanızı isterim. Sağlıklı ve mutlu kalın.

1994 yılında içinde 8 hikayemin olduğu bir hikaye kitabından 5.000 tane bastırmıştım. 1995 yılında yine içinde 8 hikayemin olduğu bir hikaye kitabından 2.000 tane bastırmıştım. Aynı yıl 10 'luk bir seriden 10.000 tane bastırmıştım. Bu kitaplardan şimdi elimde 100 tane kaldı. İnanın bana hiç para dönmedi.

Son olarak İstanbul'a bir ayakkabı tamircisi arkadaşla 1996 yılında gitmiştim. Cağaloğlu'na, yayınevlerinin çok olduğu bir semte. Akşamüstü İstanbul'a vardık. Bir parkta sabahladık. Hikayelerimin olduğu dosyaları elden yayınevi sahiplerine ve editörlere verdim. Çok beğenenler olduğu gibi, sinirlenenler de oldu. Bir daha İstanbul'a gitmedim ama yazı işini bırakmadım. Yazmaya devam ettim. Daha sonraki yıllarda kitapçılardan 202 tane içinde hikayelerimin olduğu kitap buldum ve satın aldım. Hatırlıyorum o parkta sabahlarken iki gözü açık bankta yattım ve amacım, bir yayınevinin yayınladığı bir kitaba bir hikayemin alınmasıydı.

2012 yılının son ayında 112 tane yayınevine e mail yoluyla baş vurdum. 40' ar tane masal gönderdim. Alın bakın bu masalları ben yazıyorum, dedim. Masal kitaplarında kullanabilirsiniz, dedim. 14 yayınevi benimle ilgilendi. 13 tanesinden yanıt geldi. Sonunda, hiçbiri benim yazdığım masalları kitap olarak hazırlamaya yanaşmadı. Bir yayınevi editörü bana telefon açtı. Konuştuk. Bize gönderdiğiniz masalları siz mi yazıyorsunuz, dedi. Ben de, evet, dedim. Hangi okulu bitirdin, dedi. Ben de, lise mezunuyum, dedim. Hayır, dedi. Sen bu masalları yazamazsın, dedi. Sesini yükseltti. Bana bağırdı. Bu masalları yazan biri edebiyat öğretmenidir. Üniversitede hocadır. Sen kimsin de bu masalları yazdığını iddia ediyorsun, dedi. Telefonu kapattı.

Ben yıllar önce bu hikayeleri yazarken, bir gün bu yazdıklarım dünyaya ulaşacak derdim. İşte şu hikaye nasıl bitmelidir. Şöyle bir son olsa bunu Fransız veya Alman kabul eder mi, diye düşünürdüm. 38 yaşında evlendim. Bir gün nişanlım Ayla ile birlikte Bursa'da Kültürpark' a gitmiştik. Fal bakan bir kadın vardı ve az bir para karşılığı benim falıma baktı. Küçük bir bez torba içinden birkaç madeni para, biraz kemik parçası ve küçük parmak kadar birkaç dal parçasını masa üstüne yuvarladı. Sen dedi, deniz aşırı ülkelere yolculuk yapacaksın. İngiltere'ye, Fransa'ya, Amerika'ya gideceksin. Buralarda görkemli bir şekilde karşılanacaksın. Falcı kadından ayrıldıktan sonra ben Ayla'ya: Bu kadın beni hiç tanımıyor. Sadece dikkatli bir şekilde gözlerime baktı. Bu kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde benim düşüncemi okuması imkansız. Bir şekilde gelecekten haber verdi. Aslında ben değil, benim yazdığım hikayeler o yolculuğu yapacaktır, dedim. Bundan dolayıdır ki, Belçika, Romanya, Uygur Devleti, Pakistan Üniversitesi, Portekiz gibi devlet site ve forumlarında hikayelerim okunuyor.

Sizler de şiir veya hikaye yazıyorsanız önce yakınlarınıza okuyun. Beğenirlerse doğru yoldasınız demektir. Sonra internete verin. Okuyucu eğer şiiriniz, hikayeniz güzelse güzel der. Bazı yerleri hatalıysa uyarırlar. Gerekli düzeltmeleri yaparsınız. Çeşitli yazarların şiirleri okunacak. Hikayeler okunacak.

Yazarların hayat hikayeleri de önemli. Kim nerede doğdu, hangi şartlarda büyüdü, nasıl yazar veya şair oldu. Bunların hep bilinmesi gerekiyor. Direk hikaye yazacağım deyip işe girişmek yanlış. Genelde hikaye ve masal yazarları şiirden işe başlarlar. Ben de şiirden işe başladım. Lise 1'e giderken okuldaki şiir yarışmasında benim şiirim ilk 10 sıraya girmeyince bu işte başarılı olmak istedim. Aslında birincilik bekliyordum.
Neden önce şiir derseniz: 800 - 1500 metre koşularına girmeden, bu mesafelerde başarılı olmadan 5.000 - 10.000 metre koşularına girene rastlamadım. Maraton yarışı 42.195 metredir ve ben maraton yarışına roman yazmak benzetmesi yapıyorum. 200 - 300 sayfa yazıyorlar. O çok zor iş. Bir roman için aylarca uğraşan yazarlar var. Ben roman yazmaya yönelmeyeceğim. Bana hikayeler yeter. Anlatılmak istenen kısa ve öz olarak okuyucunun ilgisine sunulmalı.

Çeşitli yayınevleri haberim olmadan masal - hikaye kitaplarına, yardımcı ders kitaplarına alıyorlar. Kırtasiyelerden şu son 6 yılda 202 tane kitapta eserlerimi buldum ve satın aldım. Bazısında bir tane bazısında iki tane almışlar. Birinde yedi tane var. Telif hakları diyorlar. 2012 yılında bir yayınevine telefon etmiştim. Hikaye kitaplarınıza benim pek çok hikayemi almışsınız dedim. Kitapların ve hikayelerin adını söyledim. Araştırın dedim. Yayınladığınız hikayelerin adını yazın dedim. Tamam, dedi yayınevi sahibi, yarım saat sonra ben seni ararım. Yarım saat sonra aradı. Dedikleriniz doğru, dedi. Benim dedim on bin lira borcum var. Bana bu parayı verirseniz ben size hiç yayınlanmamış hikayelerden gönderirim. Yayınevi sahibi, Serdar ben senin yazdığın hikayelerden gelen parayla Ankara'da 5 katlı apartman yaptırdım. Yeni hikayelerini internetten bulup kullanırım. Sana para yok, dedi.

Bundan 5 ay önce, çeşitli yayın evlerine hikayelerimi gönderdim. Bakın Hollanda, Belçika gibi ülkelerde çıkan mecmualarda, Pakistan Punjab Üniversitesi'nde Okutulan Ders Kitabında Hikayelerim Çıktı diye mesajlar yazdım, linkler verdim. 24 yayın evinden sadece birinden mesaj geldi. Telefonla konuştuk. O yayın evinin editörü, senin hikayelerini 500 tane basarım ama 20.000 liranı alırım, dedi.
 
  

Yer İmleri

Etiketler
erdemli, olmak, serdar, yıldırım

Konu Araçları
Görünüm Modları

Yayınlama Kuralları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Gitarcı Aslan - Serdar Yıldırım Serdar102 Serdar Yıldırım 0 29 Haziran 2026 13:16
Zavallı Çoban - Serdar Yıldırım Serdar102 Serdar Yıldırım 2 18 Temmuz 2024 15:52
Kurbağacık - Serdar Yıldırım Serdar102 Serdar Yıldırım 1 30 Haziran 2024 20:31
Dilenci Hacivat - Serdar Yıldırım Serdar102 Serdar Yıldırım 0 30 Haziran 2024 18:59
Kahraman Atatürk - Serdar Yıldırım Serdar102 Mustafa Kemal Atatürk 0 07 Mayıs 2024 14:28


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:55

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumda.Org, altyapısını oluşturan yazılım olan vBulletin®'i lisanslı kullanmaktadır.
webmaster forum - webmaster forumu

Forumda.Org, bir webmaster forumudur. Bu yüzden forumumuza kaydolan her üye, kontrol edilmeksizin içerik paylaşabilir. 5651 sayılı kanuna göre forum sitemiz yer sağlayıcı kapsamındadır. İçerik sağlayıcı değildir. İçerik sağlayıcı; içeriği üreten, yayımlayan forum üyesidir. Dolayısıyla bildirim almadığımızda içeriklerden yana yükümlülüğümüz doğmaz. Bu itibarla; paylaşılan materyallerden doğabilecek her türlü yasal sorumluluk paylaşımı gerçekleştiren kullanıcıya aittir. Forumda.Org, hiçbir yasal sorumluluk kabul etmemektedir. İllegal herhangi bir faaliyetin görülmesi durumunda bildirimi için İLETİŞİM linkindeki form doldurulursa, ilgili içeriğe ilişkin hukuki inceleme yapılacak ve en geç 48 saat içerisinde işlem gerçekleştirilip dönüş sağlanacaktır.

5101 sayılı yasayla değişik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince sitemizde telif hakkı bulunan mp3,video vb. eserlerin paylaşımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hak sahipliği verilmiş olan MÜ-YAP tarafından yasaklanmış olup, yasal işlem başlatılması durumunda, paylaşan kişilerin bilgileri müzekkere yazan yetkili makam ile paylaşılacaktır.